T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Trabzon Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürlüğü

04.12.2019

Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürlüğümüz Eğitim Görevlisi Hayati DOKSANOĞLU’nun Konferansı.

 
Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürlüklerinde eğitime devam eden kursiyerlerin İslam kültür, medeniyet ve düşünce tarihiyle ilgili bilgilerini artırmak, bu alanda fikir ve eserleriyle öne çıkmış mütefekkirlerimizi tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla eğitim dönemi boyunca her ay bir düşünürün hayatı, ilmi kişiliği ve İslam düşünce tarihine katkılarıyla ilgili konferans programları düzenlenmesi kapsamında Müdürlüğümüz Eğitim Görevlisi Hayati DOKSANOĞLU tarafından 04/12/2019 tarihinde İmam-ı Malik b. Enes”  konulu konferans verildi.
 
Müdürlüğümüz Konferans Salonunda düzenlenen konferans Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürümüz Şenol TİRYAKİ’nin açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Hayati DOKSANOĞLU, İmam-ı Malik b. Enes’in hayatı hakkında bilgi vererek konferansına başladı.
 
Doksanoğlu; “İmam Malik b. Enes, 93 (712) yılında Medinede dünyaya geldi. Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen Malik b. Enes böylesine zengin bir ilim atmosferinde eğitim öğretim gördü. İmam-ı Malik’in dedesi Malik Tabiin’in büyüklerinden olup, Hz. Ömer, Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Ebu Hureyre, Hassan b. Sabit ve Hz. Aişe’den hadis rivayet etmiştir. İmam-ı Malik, hadis aldığı hocalarından 300’ünün tabiin 600’ünün de tebeü’t-tabiindendir. Hicri 179 (795) yılında vefat etmiştir”  dedi.
 
İmam-ı Malik’in, İbn Hürmüz, İbn Ömer’in âzatlısı Nâfi, İbn Şihâb ez-Zührî, Yahyâ b. Saîd gibi tanınmış tâbiûn bilginlerinden hadis ve fıkıh dersleri aldığını, 20 yaşlarında Medine’de Mescid-i Nebevîde ders ve fetva vermeye başladığını ve döneminde Medine fıkhının imamı olarak tanındığını, etrafında geniş bir ilim halkası oluştuğunu, öğrenciler yetiştirdiğini ifade eden Doksanoğlu şöyle konuştu; “İmam-ı Malik fetva konusunda çekingen davrandığını, yüzbin civarında hadis ezberlemekle birlikte bu konuda titizliğinden ötürü az bir kısmını rivayet ettiği söylenir. Vefat ettiğinde evinde sandıklar dolusu hadis yazılı sayfalar bulunduğu halde sağlığında bunları rivayet etmediği anlaşılmaktadır.”
 
Doksanoğlu; “İmam Malik’in fıkhının en belirgin özelliği, Medine halkının uygulamasına (ameli ehl-i Medîne) çok önem vermesidir. O haber-i vâhidi kabul için, bu haberin Medinelilerin ameline muhalif bulunmamasını şart koşmuştur. Ona göre, Medinelilerin ameli mütevâtir sünnet mesabesindedir. Zira İmam Malik zamanındaki Medine tatbikatı, Hz. Peygamber döneminden tevâtür sayısının çok üzerinde topluluklar aracılığıyla intikal ettirilmiş uygulamalardır. Bir zamanlar İspanyada Endülüs Emevî Devleti’nin resmî mezhebi olan Malikî mezhebi günümüzde Mısır, Tunus, Cezayir, Fas ve Sudanda çok yaygındır. Hicaz bölgesinde ise, Malikîler’in sayısı oldukça azdır.” dedi.
 
Doksanoğlu; İmam Malikin ve yakın öğrencilerinin görüşlerini toplayan el-Müdevvene isimli eser, Muvatta ile birlikte Mâliki mezhebinin temel iki kitabı sayılır. Hadis konusunda el-Muvatta ile ilk tasnif çalışması yapanlar arasında önemli bir yeri olan Malik, bütün hadis otoritelerince bu ilmin zirvelerinden biri kabul edilmiştir.” diyerek konferansını tamamladı.
 
Konferansa Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Şenol TİRYAKİ, Eğitim Görevlileri, Hizmet İçi Eğitim İhtisas ve Tashih-i Huruf kursiyerleri, Mesleğe Hazırlık Eğitimi kursiyerleri ile personel katıldı.